Anasayfa SİNEMA ultra ortodokslar, inanmanın tutsaklığı ve shtisel

ultra ortodokslar, inanmanın tutsaklığı ve shtisel

Yazar Harun Karaburç

modern dünyadan epey uzakta, katı kurallarla bastırılmış, içine kapanık ultra ortodoks (hasidik/ haredi) bir toplum ve bu toplumu samimi ve gerçekçi oyunculuklarla anlatan drama dizisi shtisel hakkında birkaç lakırdı…

harun karaburç – [email protected]

ultra ortodoks (hasidik, haredi) yahudilerin hayatına içten, sade ve zarif bir gözle bakan ve öylece yansıtan shtisel’in üçüncü sezonu geçtiğimiz günlerde netflix’te yayınlandı. seyir zevki oldukça yüksek dizinin sıkı takipçileri hatırı sayılır bir süredir bu anı bekliyordu. ilk iki sezon on iki bölümden oluşan dizinin üçüncü sezonu dokuz bölüm olarak yayınlandı. ufak bir düş kırıklığı yaratsa da “ziyanı yok” diyerek izlemeye koyuldum. diziyi bitirdikten sonra hem shtisel hem de ultra ortodoks yahudiler hakkında bir şeyler yazmak istedim. hepsinden önce şunu söylemeliyim: üç sezon boyunca hem de aradan uzun zaman (ilk bölüm 2013’te yayınlanmıştı) geçmesine rağmen bütünlüğü korumuş ve sürdürmüş olmalarına ayrı bir hayranlık duydum. öte yandan oldukça kapalı bir toplum olan ultra ortodoks yahudilerin hayatlarıyla ilgili çarpıcı detayları, göz alıcı sadelik ve samimi oyunculuklarla yansıtan shtisel, “inanmanın tutsaklığı” üzerine izleyicisini düşünmeye sevk ediyor.

ori elon ve yehonatan indursky’ın yarattığı drama dizisi shtisel’de doval’e glickman, michael aloni, neta riskin, shira haas, zohar shtrauss, sarel piterman, sasson gabay, gal fishel, yoav rotman, orly silbersatz rol alıyor.

oyunculuk şöleni

dizide en basit tabirle kudüs’te bir haredi aile olan shtisellerin günlük hayatlarına konuk oluyoruz. konuk oluyoruz diyorum çünkü shtisel, kurgulanmış bir şey izliyorum düşüncesinden çoğu zaman uzaklaştırıyor sizi. o kadar gerçekçi… dizinin oyuncu kadrosu gerçekten dört dörtlük. hepsi rolünün hakkını vererek deyim yerindeyse kanının son damlasına kadar oynuyorlar. tam bir oyunculuk şöleni. rol değil de gerçekten öyleler gibi… öyle ki neta riskin’in bir röportajında söylediğine göre sokakta sevgilisiyle sarılırken dizi hayranlarından biri yanına yaklaşıp “ne büyük hayal kırıklığı. seni gerçek sanmıştım” demiş. hatta kudüs’te shira haas’a maddi yardımda bulunmak isteyen bile olmuş. dizinin büyük kitlelerce en tanınan oyuncusu shira haas. unorthodox ile yıldızı parlayan shira, giti (neta riskin) ve lipa’nın (zohar shtrauss) büyük kızları ruchama’yı canlandırıyor. küçük dev!

ruchama weiss, shulem ve akiva shtisel

devamlılık ve bütünlük sürüyor

üçüncü sezona gelirsek daha önce de söylediğim devamlılık ve bütünlüğünden hiç kaybetmeyen hikaye, aynı ağır tempoda ilerliyor. genç akiva (michael aloni) üçüncü sezonda çocuklu bir baba olarak karşımıza çıkıyor. bu kez hayatını belki de düzene sokmuştur diye düşünürken akiva’mız bizi yine şaşırtmayı başarıyor. akiva’nın ait olmadığı bir dünyada kendine bir yer bulma çabası sürüyor. babası ve ailenin artık en yaşlısı shulem (doval’e glickman) cephesinde de pek bir değişiklik yok. yaşlı dulumuz eş arayışında yine bir çuval inciri berbat etmedeki hünerini sergiliyor. dovel’e glickman, “shtisel, oynadığım diğer tüm rollerden daha fazla tatmin olmamı sağladı” diyor. hikayenin dramatik çatışmalarının yaşandığı diğer ev ise weiss ailesinin evi. shulem’in torunlarının izdivaçları da ebeveynlikleri de ayrı bir sorun. her bakımdan mükemmel bir yahudi olmak için çabalayan shulem’in büyük kızı giti, hayalperest kocası, riskli bir hamilelik geçiren kızı, kendisine sunulan kısmetten daha fazlasını isteyen oğlu arasında kalıyor.

“basit” ama şaşırtıcı

israil, yahudi, kudüs denince hemen aklımıza filistin geliyor doğal olarak. ancak bu dizide bu çatışmanın, sorunun esamesi okunmuyor. bu tartışmaların yanından bile geçmiyor. bu çatışmayı kullanıp daha fazla izleyici çekme fırsatını bir kenara itiyor. bu açıdan da diziyi takdir etmek gerekiyor. dizinin takdir ettiğim bir diğer özelliği ise oldukça sade bir hayat yaşayan “basit” diyebileceğimiz insanların aslında ne kadar şaşırtıcı olabileceklerini ortaya koyması. ayrıca hasidik yahudilerin müslüman muhafazakarlarla olan birtakım benzerliklerini şaşkınlıkla izlediğimi de itiraf edeyim.


“ölüler hiçbir yere gitmez, hepsi buradadır. her insan bir mezarlıktır. gerçek bir mezarlıktır. tüm büyüklerimizin içinde yattığı gerçek bir mezarlık. büyükbabamız, büyükannemiz, babamız, annemiz, eşimiz, çocuğumuz, herkes her zaman buradadır…”

shtisel’in müzikleri avi belleli’ye ait. müzikleri de çok beğendiğim için orijinal sountrack albüm linkini buraya bırakıyorum: https://open.spotify.com/album/4MRhM0jeTE3Kh5G7m4g7EU?si=FyKfuLiPTY6MOCdO9QiU7w 

hasidik yahudiler hakkında birkaç bilgi

günümüz hasidizmi, haredi yahudiliğinin bir alt grubu.

hasidik yahudi erkekleri okul üniforması gibi aynı tip giyiniyor. beyaz gömlek, uzun ceket, siyah şapka hepsi bu kadar. şapkalarının altından bukleleri… giyim tarzları on sekizinci yüzyıl doğu avrupa’sındaki yahudilerinkiyle birebir.

evli kadınlar saçlarını peruklarla kapatıyor.

çok erken yaşta evleniyorlar. çöpçatanlar aracılığıyla tanışıp evleniyorlar. evlenmeden evvel sadece birkaç kere görüşüyorlar. karı koca aynı odada ayrı yataklarda uyuyor. cinsellik yok.

modern teknolojinin sunduğu imkanların birçoğunu reddediyorlar. bunları insan saflığını bozan potansiyel bir tehlike olarak görüyor.

mesela televizyona vizontele’deki siti ana gibi “şeytanın günah makinesi” diyorlar.

siyonizmden ve sekülerlerden nefret ediyorlar.

erkekler yeşiva denilen talmud ve tevrat’ın okutulmasına odaklanan  haham okullarına gidiyor. kızlar gitmiyor.

yahudiliğe göre yenilmesi ve kullanılmasında dinen bir sakınca bulunmayan (koşer) ürünler tüketiyorlar.

Benzer yazılar

Yorum bırak

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. KABUL