Anasayfa MÜZİK Muammer Sun 20. yüzyıla damga vurdu

Muammer Sun 20. yüzyıla damga vurdu

Yazar Harun Karaburç

Türk müziğinin usta bestecilerinden Muammer Sun’un cenazesi bugün Ankara’da toprağa verildi. Sun’un vefatının ardından yasa boğulan oğlu İlteriş Sun, Piyanist Fazıl Say, Keman Virtüözü Cihat Aşkın, Müzikolog Ersin Antep, Koro Şefi Mete Gökçe, Masis Aram Gözbek’in mesajlarını Art Kolektif okurları için bir araya getirdik.

HARUN KARABURÇ – [email protected]

Türk müziğinin önemli bestecisi ve eğitmeni Muammer Sun, dün sabah saatlerinde Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Sun’un cenazesi bugün Ankara’da Kocatepe Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Gölbaşı Mezarlığı’nda defnedildi. Kıymetli besteci Türkiye’de 166 çocuk ve gençlik korosu kurdu. Profesyonel, amatör ve genel müzik eğitimi için birçok kitap yazan Sun, eğitim müziği için yazdığı eserlerle müzik eğitiminde de önemli bir ekol haline geldi. Dörtlü armoni anlayışıyla bestelenmiş piyano, oda müziği ve orkestra eserleri var. Yalın, ezginin ön planda olduğu, Anadolu toprağına dayalı müzikler üretti. TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu ve TRT’nin müzik dairesini kurdu. Geçtiğimiz 23 Nisan’da Cumhuriyetimizin 100. Yılı anısında yayınlanan ‘Nesilden Nesile Çocuk Şarkıları’ albümünde yer alan bestelerini çocuklara armağan etmişti. 88 yaşındaki Sun’un vefatı tüm sanat camiasını yasa boğdu. Oğlu İlteriş Sun, Piyanist Fazıl Say, Keman Virtüözü Cihat Aşkın, Müzikolog Ersin Antep, Koro Şefi Mete Gökçe, Masis Aram Gözbek’in mesajlarını Art Kolektif okurları için bir araya getirdik.

Cihat Aşkın ve Muammer Sun

Saygınlığı bağımsız fikirlerinden ve gücünden gelen bir müzik insanıydı

Cihat Aşkın: “Muammer Sun ulusal Türk müziğinin en büyük temsilcilerinden biridir. Gerek çocuk eğitimi alanında yazmış olduğu şarkılar, eğitim kitapları, solfej kitapları, fikir yazıları, solo çalgı için besteler, oda müziği ve orkestra eserleri ile büyük çapta koro ve orkestra için yazmış olduğu eserlerle 20. yüzyıla en büyük damga vurmuş bestecilerimizinden birisidir. Durmak bilmeyen azmi ve çalışkanlığı, sevgisi, öğrencilerine olan hoşgörüsü onu sevenler nezdinde babacan tavırlarıyla kendisini bir kutup haline getirmiş ve yaşarken en büyük sevgi ve ilgiyi gören müzik insanlarından biri olmuştur. Hayatı mücadele içinde geçmiş, her gittiği yerde yeni filizler yeşertmiş, fikirlerinden asla taviz vermemiş, saygınlığı bağımsız fikirlerinden ve gücünden gelen bir müzik insanıydı.”

Türkiye’nin müziğinde her yere dokunan bir insandı

Oğlu, besteci İlteriş Sun: “Ben babamı kaybettim. Ama ülkemiz büyük bir hocayı kaybetti. Türkiye’nin müziğinde her yere dokunan bir insandı. Çocuk müziğinden, orkestra sıralama tekniklerinden baleye, film müziklerine kadar… Sırf müzisyenlerin değil Türkiye’deki herkesin hayatına girmişti, çocuk şarkılarıyla, sonra da ‘Cumhuriyet’ ve ‘Kurtuluş’ film müzikleriyle girmişti. Mekânı cennet olsun. Türkiye, büyük bir değerini kaybetti. Eserleriyle yaşayacak.”

Ersin Antep ve Muammer Sun

Eserlerinin adlarıyla dahi topluma çok şey anlatmıştır

Müzikolog ve müzik yazarı Ersin Antep: “Muammer Sun; Türkiye Cumhuriyeti’nin, çağdaş bir Cumhuriyet’in ürünüdür. Osmanlı döneminde, maddi durumu uygun olan ailelerin çocukları ancak yurt dışında çoksesli müzik eğitimi alırken, hatta ülkede ancak böyle ailelerin çocukları öğrenim görebilirken; Cumhuriyet, bu azimli gencine yolları kapatmamış, Saygun gibi önderler kazandırmıştır. Mücadele içinde, gözaltılarıyla geçen ömrü; doğruyu, samimiyeti ve gerçeği üretmek, kültürümüze yaraşır olmak üzerine kuruludur. Bu bakımdan eserlerinin adlarıyla dahi, topluma çok şey anlatmıştır: ‘Yurt Renkleri’, ‘Bozkırın Sesi’, ‘Kurtuluş’, ‘Cumhuriyet’, ‘Nâzım Hikmet Destanı’, ‘Sevgi her şeydir’… 2020’nin ocak ayında evine çağırarak ilettiği isteği, benim için vasiyetti, zira öyle ifade etti: Onun işaret ettiği şekilde ‘Çağdaş Türk Müzik Tarihi kitabını yazmak’… Umarım bu isteğini yerine getirebilirim. Nur içinde uyusun!”

Ortaya koyduğu ufuklardan çalışmaya devam

Mete Gökçe: “Herkes Şarkı Söylese çekimlerinde elini meğer son kez öpmüşüm.. Bunlar ilk duygularım, derin üzüntü ve ilk tepkiler.. Şu an hangimiz nasıl üzülmesin ki… Ben de onlardan biriyim. Tüm ülkemiz üzülmeli. Mevcudiyetini, anlamını ve elindeki bayrağı yıllarca göğe ulaştırmak için ortaya koyduğu ufuklardan çalışmaya devam. Nurlar içinde yat hocam. Başta Kıymetli eşi Sinemis hanıma, ailesine, ülkenin her yerindeki öğrencilerine, ülkemize sabırlar olsun.”

12 Eylül sonrası büyük zorluklar yaşatıldı ona

Fazıl Say: “Besteci Muammer Sun, bizim yaşayan en büyük değerlerimizden biridir. Muammer hocamız bir kaç ay önce Ankara’da özel bir davette küçük bir topluluğa verdiğim konsere gelmişti, konserden sonra sohbet ettik; “Mozart, do major sonatın ikinci bölümüne bayıldım” dedi… ( Haklıydı, bence de o gece tek güzel tınlayan o bölümdü) ona sarılıp tekrar teşekkür etmiştim, sebebini anlatacağım ama önce biraz kendisinden bahsedelim… Muammer Sun, Türk besteci ve müzik eğitimcisi, Adnan Saygun’un öğrencisi, çok sayıda Orkestra eseri, Sahne eseri, oda müziği eseri ve şarkının bestecisi, yıllar içinde çok severek çaldığım eserleri oldu, özellikle piyano için “Yurt renkleri”ni mutlaka kayıt etmeliyim diye düşünürüm hep… 12 Eylül sonrası büyük zorluklar yaşatıldı ona… Türkiye’nin müzik politikasında 60’lı ve 70’li yıllarda etkili olmuş bir isimdir. Ankara Radyosu Çoksesli Korosunu ve TRT Müzik Dairesinin kurucusudur. Türkiye’de 166 çocuk ve gençlik korosu kurmuştur. 1990’larda Kurtuluş savaşı destanını anlatan dizi belgeselinin müziklerini bestelemiş ve bu çok büyük başarı sağlamıştı… Şimdi;  Kasım 2014’de anlaşılmaz bir şekilde benim eserlerim Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının programından kaldırılmıştı, Sonra, konserde benim eserim yerine Muammer Sun hocanın eseri konulmuş programa Muammer hoca; “-böyle haksızlık böyle rezillik olmaz, ben istemiyorum Fazıl’ın eserinin sansürlendiği konserde benim eserimin çalınmasını” dedi ve eserlerini geri çekti, çaldırtmadı… işte böyle bir şey dayanışma. Duruş. Budur… İnsan olmak, kendisine mesleğine ve dünyaya etik saygısı olmak budur.. “Örnek alsınlar” diyeceğim ama bunu bir kere dediğimde, genç bir Orkestra şefi beni mahkemeye vermiş, 1-2 yıl uğraştırmış, üzmüş, sonuçta da davayı kaybetmişti, bu genç şefin kadrosu şimdi Cumhurbaşkanlığı Orkestrasına alınmış.. Tebrik ederiz! Hayat böyle.”

Masis Aram Gözbek ve Muammer Sun

Söz veriyorum hocam, bitireceğim

Masis Aram Özbek: “Bana ‘Dünyada senin gibi 50 kişi daha yoktur, kendine değer ver.. Okulunu bitir.’ demişti sohbetimizin birinde. Söz veriyorum hocam, bitireceğim. Ama sizin gibi bir ‘insan’ olabilir miyim, işte onu bilmiyorum… Ne diyeceğimi de bilmiyorum, yutkunamıyorum. Yıllar önce telefonda heyecanınızı duyduğum o ilk an kulağımdan gitmiyor, nasıl mahcup olmuştum. Her konser çıkışında, dolu gözlerle elimi sıkıca tutup gözlerimin içine bakarak kim bilir neler anlattınız ben fark etmeden, gelmeniz bile büyük bir onurken.. Hepimizin sizden öğreneceği öyle çok şey var ki, yaşamaya dair… İşte bu yüzden, tam da sizden öğrendiğimiz gibi, “Böylesine seveceğiz bu dünyayı ‘Yaşadım’ diyebilmek için..” Hepimizin başı sağ olsun.  Nur içinde yat Karnında Güneş Olan Adam…”

Benzer yazılar

Yorum bırak

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. KABUL