Anasayfa GÜNCEL SANAT Dijital sanatın bugün müzayedecilerin eline düşmesi ironik

Dijital sanatın bugün müzayedecilerin eline düşmesi ironik

Yazar Harun Karaburç

Borusan Contemporary’nin Yeni Medya’nın gücüyle sınırları aşan Düş Suda sergisinin kavramsal çerçevesini, dijital sanatın yükselişini ve bu sürecin devamlılığını serginin küratörü Dr. Necmi Sönmez ve Borusan Contemporary Müdürü Dr. Kumru Eren ile değerlendirdik.

HARUN KARABURÇ – [email protected]

Borusan Contemporary, Yeni Medya sanatına odaklanan koleksiyonundan bir seçkiyi, ilk defa sanat eserlerinin kamusal alana taşınmaları ve burada izleyiciler tarafından tecrübe edilmeleri için farklı teknolojilerden yararlanan, oldukça deneysel bir yapı ile sergiliyor. Küratörlüğünü Dr. Necmi Sönmez’in üstlendiği Düş Suda sergisi, Peter Coffin, Thierry Dreyfus, Boomoon, Ellen Kooi, Frank Thiel, Michael Wolf, Antti Laitinen, Rafaël Rozendaal, Jim Campbell, Maurizio Nannucci gibi uluslararası isimlerin eserlerini, Türk şiirinin güçlü kalemi Edip Cansever’in aynı ismi taşıyan şiiriyle ilişkilendiriyor. Düş Suda sergisinin kavramsal çerçevesini, dijital sanatın yükselişini ve bu sürecin devamlılığını serginin küratörü Dr. Necmi Sönmez ve Borusan Contemporary Müdürü Dr. Kumru Eren ile değerlendirdik. Müzayedelerin sanata ve sanat ortamına zarar veren kapitalist satış taktiklerinin tezgahlandığı alanlar olduğu için bunları ciddiye almak gerekmediğini söyleyen Sönmez, “Sanat ortamının seçkinlere yönelik karakterini ortadan kaldırmak için çaba harcayan, çok uzun bir süre ne müzeler ne de koleksiyonerler tarafından ciddiye alınan dijital sanatın bugün müzayedecilerin eline düşmesi bence ironik bir durumdur” diyor.

Frank Thiel, Perito Moreno 2012-2013


2020 yılının Mart ayında açılması planlanan ancak karantina nedeniyle ertelenen koleksiyon sergisi Düş Suda Yeni medya sanatının görsel sanatlara getirdiği yeni ifade olanaklarını ve izleyici ile kurduğu etkileşimli ilişkiyi merkeze alıyor. Mart ayında da bu çerçeve ile mi sanatseverlere sunulacaktı? Bu bir yıllık süreç serginin kavramsal bütünlüğünü nasıl etkiledi?

Dr. Necmi Sönmez: Düş Suda sergisini, Borusan Contemporary’nin kuruluş felsefesinde yer alan “izleyicilere farklı görsel tecrübeler kazandırma” hedefi doğrultusunda, şiirsel, açık uçlu bir yaklaşımla tasarlamıştım. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun çoğulcu yapısını ortaya çıkarmayı hedefleyen koleksiyon sunumlarında kapsayıcı bir çerçevenin nasıl sağlanabileceği hakkında farklı deneylere girerken yerel dinamikleri de düşünmek, izleyicilerin takip edebilecekleri bir model geliştirmek serginin hedefiydi. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu bildik müze koleksiyonlarında karşımıza çıkmayacak kadar farklı, çoğunluğu izleyenin katılımıyla şekillenen çalışmalardan oluşuyor. Bu hiç kuşkusuz koleksiyonun yönelmiş olduğu Yeni Medya sanatı alanındaki gelişmelerle yakından ilgili bir durum.

Koleksiyon sergisini hazırlamaya geçen yıl başlamıştık ancak pandemi ve sonrasında gelişen koşullar nedeniyle birçok konuda yeni bir yaklaşım geliştirmemiz gerektiği için yola çıktığımız nokta ile serginin günümüzde vardığı nokta arasında epeyce farklılıklar var. Bu sergide ilk defa sanat eserlerinin kamusal alana taşınmaları ve burada izleyiciler tarafından tecrübe edilmeleri için farklı teknolojilerden yararlanan, oldukça deneysel bir yapı geliştirdik. Kamusal alan daha önce olmadığı kadar önem kazandı; biz de izleyicilerimizle hem Perili Köşk’ün bulunduğu Rumeli Hisarı- Emirgan hattındaki sanal sunumlarla hem de İstiklal Caddesi üstündeki Borusan Müzik Evi’nin vitrinine taşıdığımız videolarla kamusal alanda buluşuyoruz. Bunlar hem Türkiye’de hem de İstanbul’da kurumsal bağlamda ilk kez deneylenen çağdaş sanat tecrübeleri oldukları için deneysel bir karaktere sahipler. Bir yıl önce bunları öngörmemiz mümkün değildi ama zamana karşı değil zamanla birlikte hareket ederek keyifli deneylerle şekillenen bir sergi parkuru hazırladık. İzleyiciler Perili Köşk’ün içine girmeden ve gece gündüz demeden 24 saat boyunca çeşitli dijital ortamlarda, sergimizi gezebilecekler.

Boomoon, Boğazda Balık Oyunu No. 8, 2018

“Borusan Holding Merkez Ofisi Perili Köşk’te konumlanan ve 7 Nisan’dan itibaren Borusan Contemporary’nin internet sitesi üzerinden 360 derece sanal tur ile gezilebilecek olan Düş Suda, Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) teknolojilerinin desteğiyle kamusal alana taşınıyor.”

MÜZAYEDELER SANATA VE SANAT ORTAMINA ZARAR VERİYOR

Dünyadaki dijital sanat artışları Şubat 2020’de 235 bin dolarken bu rakam bugün 63 milyon dolar. Beeple adıyla tanıdığımız dijital sanatçı Mike Winkelmann’ın bir kolajı Christie’s’in açık artırmasında 69 milyon dolara satıldı ve bir rekor kırdı. Müzayede evi, Beeple’ı “yaşayan en kıymetli üç sanatçı arasında” ilan etti. Siz bugünden itibaren dijital sanatın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Dr. Necmi Sönmez: Müzayedeler sanata ve sanat ortamına zarar veren kapitalist satış taktiklerinin tezgahlandığı alanlar olduğu için bunları ciddiye almak gerekmez. Unutmamak gerekiyor ki 1970’li yıllardan itibaren dijital deneylere giren sanatçılar eserlerini satmak için değil sanat eserlerinin daha demokratik bir şekilde, daha geniş kitleler tarafından izlenilmelerini hedefliyorlardı. Sanat ortamının seçkinlere yönelik karakterini ortadan kaldırmak için çaba harcayan, çok uzun bir süre ne müzeler ne de koleksiyonerler tarafından ciddiye alınan dijital sanatın bugün müzayedecilerin eline düşmesi bence ironik bir durumdur. Eğer pandemi ve arkasından gelişen koşullar olmasaydı dijital sanat bu kadar ön plana çıkabilir miydi? Doktora araştırmalarım sırasında dijital sanatın öncüleriyle konuşurken onların galericilere, koleksiyonerlere ve onlarla ortak çalışan yazarlara, sanat tarihçilerine ne kadar kızgın olduklarını bizzat görmüştüm. Sanat piyasası ile deneysel çalışmalar arasında garip bir ilişki olduğu uzun zamanlardan beri bilinmektedir. Ancak günümüzde dijital sanatın yükselişi farklı dinamiklere yoğunlaşmayı zorunlu kılıyor. Satış olgusundan çok sanat eserlerini nasıl daha geniş kitlelere tanıtabiliriz, onlara hangi paylaşım modellerini sunabiliriz diye düşünmemiz, gençler, özellikle çocuklar için yeni içerikler sunmamız gerekiyor. Tuhaf ama kamusal alanın dijitalleşmesi bildik sistemleri bile altüst etti, etmeye de devam ediyor. Bu bağlamda dijital sanatın önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacağını görmek için sanat uzmanı olmak gerekmiyor. Ama burada da dikkatli olmamız, gerçek yaratıcı dijital sanatçı ile marka reklamı için interaktif proje geliştiren teknisyenleri birbirinden ayırmamız bir zorunluluk.

“Düş Suda, çağdaş Türk edebiyatının güçlü kalemi Edip Cansever’e bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Şairin 1970’te kaleme aldığı, aynı isimli on bölümlük şiirden yola çıkan sergi, görsel sanatlara yeni bir okuma önerisi getirirken, Yeni Medya alanının açtığı yeni ifade olanaklarını ve izleyici ile kurduğu etkileşimli ilişkiyi merkeze alıyor.”

DİJİTALLEŞME SÜRECİNİN ÖNÜNE GEÇMEK MÜMKÜN DEĞİL

Borusan Contemporary Müdürü Dr. Kumru Eren

Borusan Contemporary, gerek koleksiyonuyla gerek açtığı sergilerle Türkiye’de çağdaş sanatın öncü kurumu olma misyonunu sürdürüyor. Pandemi sürecini de çok başarılı yürüttüğü düşünüyorum. Dijital deneyimin bu sürecin bir parçası olarak geçici olduğunu mu düşünüyorsunuz yoksa bu süreç devam edecek mi?

Dr. Kumru Eren: Pandemi süreci ile birlikte dijital deneyim yalnızca sanat alanının değil neredeyse tüm yaşam pratiğinin merkezine yerleşti. Medya teknolojileri, pek tabii bu süreç öncesinde yaşamlarımıza çoktan girmiş, katma değeri yüksek yeni kültürel platformlar oluşmaya başlamıştı. Kısacası “cin şişeden çıktı”; dijitalleşme sürecinin önüne geçmek artık mümkün değil. Ancak dijital deneyim yöntemlerinin de kendilerini tekrarladıkları sürece tıkanmaya başlaması kaçınılmaz. Bu noktada dijital deneyimi, bir şekilde yaşamla ilişkilendirebilen, yaşama değer katabilen yöntemler sürdürülebilir olacak.

Düş Suda Sergi Rotası mobil uygulaması aracılığıyla sanatseverlere güncel sanatın önemli eserlerini üç boyutlu izleme şansı tanıyor.”

Benzer yazılar

Yorum bırak

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. KABUL