Anasayfa EDEBİYAT 9. Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün sahibi Mustafa Orman

9. Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün sahibi Mustafa Orman

Yazar Seray Şahinler

Sarıyer Belediyesi tarafından bu yıl 9. kez düzenlenen Fakir Baykurt Öykü Ödülü’ne “Ovada Paldır Küldür” isimli kitabıyla Mustafa Orman layık görüldü.

Sarıyer Belediyesi tarafından verilen Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nün bu yılki sahibi belli oldu. 9’su düzenlenen ödüle Ovada Paldır Küldür adlı kitabıyla Mustafa Orman değer görüldü. Jüri tarafından yapılan açıklamada, “Öyküler içinde gizlenen öykülerle ilerleyen eser, sayfalarda katmanlar halinde yavaş yavaş açılıyor ve her biri bağımsız birer öykü olduğu sanılan olaylar bütünleşerek tek bir öyküye dönüşüyor. Bu durum okuyucuda, öykülerin bir bütün olarak yeniden okunması isteği yaratıyor. Öykü kişilerinin pişmanlıklarını, vicdani sarsılmalarını, zaaflarını, heyecanlarını, hayal kırıklıklarını ve dürtülerini okuyucuya başarılı bir şekilde hissettiren yazar; kişilik oluşturmakta sabırlı, incelikli, özenli davranıyor. İyimser olmayı çıkış noktası olarak ele alırken, sarsıcı insan ilişkilerini ve olaylar örgüsünü başarılı bir ustalıkla bir araya getirmeyi başarıyor.

Bütün bunların yanında anlattığı olayları edebiyat duyarlılığından uzaklaşmadan kavrayan yazarın, anlatımındaki özen, dili kullanmadaki çeşitlilik, betimlemelerdeki imge zenginliği ve öyküleri yansıtılan kişilerin sahiciliği kayda değer bulunmuştur” ifadelerine yer verildi.

Ödül törenine dair ise bir açıklama yapılmadı.

Ovada Paldır Küldür hakkında…

Ovada Paldır Küldür, taş kesilen duyguların, ilmek ilmek örülen gecelerin, uzun konuşmaların ve kadersizliğin karşısında inadına yaşamanın anlatısı…

İnsanı, fotoğraftan taşırıp anlatıyor Orman. Mahcup. Olmaktan, yaralanmaktan, yarasını kaşımaktan yorgun. Ne merhamet etmeli onun yaratısındaki hayaletlere ne de şifa bulmalı. Fotoğrafın tam ortasına sabitlenmeli, olan biteni izlemeli; ovada zaman algısı müphem, insanların siluetleri belli belirsiz. Ama gerçeklik çok net ve olabildiğine acımasız…
Ovada Paldır Küldür, sinematografisi yüksek, kendi sesinde kavrulan, kurgusu sağlam, oluşturduğu atmosferin gölgesinde yükselen bir metin.

Kitaptan…

“Ovayı, insana, göğe, dağlara karşı çırılçıplak eden kış, yerini ilkbaharın bütün tonlarına bırakıyor. Bahar ovayı giyindiriyor. Güzel kokulara, çiçeklenmeye her an hazır ağaçlara, duvar diplerinde biten otlara, gökte pamuk bulutlara, sürü sürü uçan kuşlara koşuyor bahar. Yazın kapısını aralamaya gidiyor. Binbir koku. Kuş uçuşu. Kelebek sessizliği. Böcek tırmanışı. Sulu yemişler. Bütün yükünü yaz için hazırlıyor. Her dalda ısrarla başlattığı çiçeklerin taçlanışını, toprağı yararak serpiştirdiği ekinlerin rengini buluşunu, dağların böğründe kışın bıraktığı karların eriyişini yazın omuzlarının üzerine atıyor, sırtına bindiriyor. Her mevsim birbirine bir yük bindiriyor, her mevsim bir güzellik yetiştiriyor. Bahar güneşlenmeyi salıyor. Güzelliğin bir yük olduğunu da anımsatıyor. İlk yaprak düşünceye kadar sürecek.”

Benzer yazılar

Yorum bırak

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. KABUL